www.derneklerdergisi.com

Her Yönüyle Dernekler Dergisi Sayı 10 PDF Formatında
İndirmek için buraya tıklayın...

Ana Sayfa arrow Dünya'da Sivil Toplum
Birleşmiş Milletler'de Sivil Toplumun Yeri
ERDOAN SHİPOLİ


İkinci Dünya Savaşından sonra 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler, dünyada daha iyi bir uluslararası hukuk, birlik, insan hakları, ekonomik gelişme, sosyal gelişme,  güvenlik  ve  barış oluşturması alanlarında faaliyet göstermektedir.

Herhangi  bir  ülkenin  egemenliği  veya kontrolü altında olmayan Birleşmiş Milletler, küreselleşmenin ortaya çıkardığı en önemli uluslararası organizasyonlarından biridir. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, Birleşmiş Milletler  açısından  hem  kurumsal  hem  de pratikte çok önemli rol oynamaktadırlar.

Çünkü  Birleşmiş  Milletler  sivil  toplum kuruluşlarına sağladığı özel yardımlarla onların bağımsız çalışmalarını desteklemektedir. Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen çalışmalar alınacak kararların ve politikaların uygulanmasında kullanılmaktadır.

 Birleşmiş  Milletler  çatısı  altında  faaliyet  gösteren  birçok  özel  kurum,  farklı amaçlarla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına katkıda bulunmaktadır. Hatta Birleşmiş Milletler’e bağlı UNESCO, ECOSOC ve UNDP gibi alt kuruluşlar, sivil toplumun kendi alanlarındaki çalışmalarını desteklemektedir. Aslında Birleşmiş Milletler, küresel sivil toplum kuruluşları içerisinde etkin rol oynayan katılımcı bir oyuncudur. Hükümet dışı organizasyonların ve diğer ulusal sivil toplum kuruluşlarının Birleşmiş Milletler ile kurmuş oldukları ilişkiden dolayı ortak bağları da söz konusudur. Yine bu hükümet dışı organizasyonlar, Birleşmiş Milletler’in politika ve programlarına danışmanlık  hizmeti  de  vermektedirler. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler kendine organik olarak bağlı bulunan hükümet dışı  organizasyonların katılımcıları için brifing, toplantı ve konferans gibi aktiviteler düzenlemektedir.

Birleşmiş Milletlere bağlı aşağıdaki üç kurum, sivil toplum kuruluşları ile ilgilenmek ve aralarında koordinasyon sağlamak için görevlendirilmiştir. Bunlar;

1.Kamu Bilgi Departmanı’nın içinde yer alan  Hükümet  Dışı  Kuruluşları (NGO) Bölümü kendi bünyesindeki sivil toplum kuruluşlarına geniş bir alanda bilgi sağlamak için kurulmuştur. Bu kurum bilgi sağlamanın yanında sivil toplum kuruluşlarına haftalık brifing, seminer ve yıllık konferans  ve  oryantasyon  programları gibi aktiviteleri de organize etmektedir. 1968 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey 1297 kararı ile Kamu Bilgi Departmanı altında sivil toplum kuruluşlarının açılmasını kararlaştırmıştır.

2.Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (DESA) 13.000’in üzerinde sivil toplum kuruluşu ile irtibat kurmuştur. Öncelikle STK’lar kayıt olduktan sonra, ayrıca Ekonomik ve Sosyal Konsey’e danışmanlık statüsü için başvurabilmektedir. Eğer ECOSOC tarafından danışmanlık statüsü kabul edilirse, bu organizasyonlar Birleşmiş Milletlerin organize ettiği uluslararası konferanslara katılabilir ve bu konferansların  hazırlık  aşamasındaki  toplantılara iştirak edebilmektedirler.

3.Hükümet Dışı İrtibat Servisi  (NGLS), sivil toplum kuruluşları ile Birleşmiş Milletler arasındaki ortaklığı teşvik etmektedir. Hükümet Dışı İrtibat Servisi (NGLS) sağladığı bilgi, tavsiye, tecrübe ve destek servisleri ile Birleşmiş Milletler’in çabalarını ekonomik ve sosyal gelişmeleri için yerel  desteğini  kazanmak  ve  diyalogu güçlendirmek için gerçekleştirmektedir. Yukarıdaki  Birleşmiş  Milletler’e  bağlı alt kuruluşların varlığı da göstermektedir ki Birleşmiş Milletler sivil topluma çok önem vermektedir. Bunun yanında Birleşmiş Milletler sadece sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeler için değil, aynı zamanda bazı ülkelerdeki etnik çatışmaları önlemek için yerel sivil toplum örgütleri ile  işbirliği  yapmaktadır.  Bu  örneklerden biri de Kosova’da bulunan Birleşmiş Milletler Kosova Misyonu (UNMIK)’dir. UNMIK’nın  Kosova’daki  görevi 1999 ile 2009 yılları arasında yönetimi sağlamasıydı. Aynı zamanda UNMIK’nın bir başka görevi ise etnik gruplar arasındaki çatışmaları önlemek ve bu gruplar arasındaki işbirliğini ve oordinasyonu sağlamaktı. Bütün bunları yerel sivil toplum kuruluşları ile sıkı işbirliği yaparak başarabilmiştir. Bunun için Birleşmiş Milletler, Kosova gibi yeni, tecrübesiz ve kendi bölgesinde problemli ülkelerde sivil toplumun daha aktif olması için çabalamaktadır.

Sivil toplum kuruluşlarının Birleşmiş Milletler ilk resmi teması 1946 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından sağlanmıştır. Birleşmiş Milletler İmtiyaz’ının 71. maddesi ECOSOC ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğine kapı açmıştır. Bu maddeyle uluslararası, bölgesel ve ulusal sivil toplum örgütleri kar amacı gütmeyen kamu ve gönüllü kuruluşların danışmanlık statüsünü elde etmişlerdir.

Ekonomik ve Sosyal Konsey’in  (ECOSOC) dışında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da (UNDP) sivil toplumla ilgilenen en önemli kuruluşlardan biridir. Birleşmiş  Milletler Kalkınma Programı aslında sivil toplumun artan öneminin bir parçası olmayı hedeflemektedir. Bu hedefini ise sivil toplum kuruluşlarının kurulması, desteklenmesi ve fonksiyonlarının çeşitlenmesini sağlayarak yapmaktadır.

 Birleşmiş  Milletler  Kalkınma  Programı sivil toplumun güçlendirilmesi için üç temel hedef belirlemiştir:

1.Bu program sivil toplumun aktif bir şekilde faaliyet gösterebilmesi için yatırım yaparak zemin hazırlamaktadır,
2.Bu kalkınma programı bireylerin kolektif eylemlerini harekete geçirebilmek ve demokrasiye destek sağlamak için çalışmaktadır,
3.Bu  kalkınma  programı  hükümet  dışı organizasyonların aktif rolünün geliştirilmesi için onları teşvik etmektedir, Birleşmiş  Milletler  Kalkınma  Programı açısından sivil toplum, hükümet dışı olan tüm resmi ve resmi olmayan kuruluşlardır. Sosyal hareketler, gönüllü örgütler, etnik  hareketler,  hükümet  dışı  örgütler, toplumsal kuruluşlar ve tüm bireysel ve grupsal organizasyonlar resmi ve resmi olmayan sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren beş temel kurum adı altında faaliyet göstermektedirler. Bu alanlar; hükümet, enerji ve çevre, yoksulluk, kriz önleme ve telafi etme ve sağlık alanlarıdır.

Sonuç  olarak  Birleşmiş  Milletler  kurumsal  olarak  sivil  toplum kuruluşlarına destek vermekte ve onlarla işbirliği yapmaktadır.  Bu  işbirliğinin  asıl  amacı demokratik kültürün gelişimi ve sivil toplum kuruluşlarının aktif rol oynamasını sağlamaktır. İçerisinde   bulunduğumuz yüzyıl  küreselleşen  dünyada  demokrasi ve özgürlüklerin anlam ve önem kazandığı bir süreç olmuştur. Sağlam bir demokrasinin oluşabilmesi ve yaşayabilmesi için gereken olmazsa olmaz şartın dinamik bir sivil toplum sektörünün varlığı olduğu artık herkes tarafından kabul edilmektedir. Aynı zamanda sivil toplum, demokrasinin temel  değerlerinde  hayat bulmaktadır. Demokratik bir zeminde sivil toplum, bireysel özgürlükler, adalet ve hoşgörü gibi kavramlar  demokrasinin zenginliği ile daha da değer kazanmaktadır. Kısaca Birleşmiş Milletler tüm dünyada en önemli demokratik kazanımlardan biri olan sivil toplumun gelişimine katkı yapmaya devam etmektedir.
 
Sonraki >
 

Makaleler

Avrupa Birliği Perspektifinden Sivil Topluma Doğru Dünya Adımları: Sivil Toplum Kuruluşları

STK’ların tüm dünyada farklı boyutlarda artan önemi; mevcut fonksiyonlarının da belirginleşmesine yol açmıştır....Devamı
--------------------------------
Ahilik ve Türk Sosyo-Kültürel Hayatına Katkıları

Ahilikte üretim rekabeti, daha fazla mal üretimi şeklinde değil, daha mükemmel eser meydana getirme şeklinde gerçekleşmiştir...Devamı
--------------------------------
Birleşmiş Milletler'de Sivil Toplumun Yeri

2008 ekonomik krizi, ABD’deki mortgage piyasasında, konut fiyatlarındaki sert düşüş ve kredi borçları ödemelerinde...Devamı